Miyom Nedir?

Myomlar,

Kadın rahim dokusundan kaynaklanır.
Rahimde ya da rahim ağzında, düz kaslardan gelişerek oluşur.
Yuvarlak şekillidir.
Pembe renklidir.
İyi huylu ( selim ur ) tümördür.
Uterus ( rahim ) içinde her yerde görülebilirler.
Miyomlar çoğu kez belirti vermedikleri için başka bir şikayetle yapılan jinekolojik muayene sırasında ya da hamilelik nedeni ile yapılan ultrasonlarda rastlantı sonucu tespit edilirler. Ancak eğer miyomların büyümesi gibi bir durum söz konusu ise

Adet kanamalarının artması
Cinsel ilişki ardından kanama görülmesi
Adet arası dönemde ara kanamalar olması
Sık idrara çıkma
Karında büyüme ya da şişlik hissedilmesi
Adet dönemlerinde ya da cinsel ilişki sırasında kuyruk sokumuna doğru ağrı duyulması
Kanamalardaki artışa bağlı olarak kansızlıkla ilgili bulgulara rastlanması gibi belirtiler de ortaya çıkabilir.
Miyomlar ( bulundukları yere göre ) 3’e ayrılırlar:

1. Rahmin dış tabakasında görülen Subseröz Myomlar: Karında ve sırtta şiddetli ağrılar oluşturan, çevre organlara baskı yapan, kanama yapmayan miyomlardır.

2. Rahmin orta tabakasında görülen İntramural Myomlar: En sık görülen miyomlardır. Çevre organlara baskı yapar ve karında şiddetli ağrı oluştururlar. Adet kanamalarını artırıp ve adet sürelerini uzatırlar. Ayrıca büyümeleri neticesinde karında dolgunluk hissedilmesine neden olurlar.

3. Rahmin iç tabakasında görülen Subkümöz Myomlar: En az görülen fakat en fazla kanamaya yol açan miyomlardır.

Myomların etkileri her hastada aynı şekilde görülmez. Boyutları çok küçük olan bir rahim iç tabakası miyomu ( subkümözmyom ) etrafını tahriş edip, adet arası dönemlerde düzensiz kanamalara yol açabilirken, boyutları ve sayısı çok daha büyük olan rahim dış tabakası miyomu ( subserözmyom) hiç belirti vermeyebilir.

Günümüzde henüz tam olarak miyomların neden oluştuğunun cevabı bulunamamıştır. Ancak yapılan çalışmalar, hareketsiz, edanter ( durağan ) bir hayat tarzı benimseyen ya da obezite hastalığı ( şişmanlık ) olan kadınlarda miyomların daha sık görüldüğü gözlenmiştir. Yine buna bağlı olarak atletik yapılı ve hareketli bir yaşam tarzı olan kadınlarda miyomlar daha seyrek olarak görülmüştür. Bu durumda miyomlardan korunmak içinçeşitli kas aktivitelerinin öneminin belirlenmesi ile ilgili çalışmalar hız kazanmıştır.

Myomların tanısında;

Ultrasonografi (Ağrısız ve acısız olarak karın üstünden ya da vajina içine sokulan bir aparatla vasıtasıyla, ses dalgalarının yarattığı görüntüler doğrultusunda, iç genital organların değerlendirilmesi)
Histeroskopi (Işın teloskopi cihazı vasıtasıyla vajina ve rahim boynunun aşılıp rahim içinin incelenmesi )
Laparoskopi (Laparoskop vasıtasıyla karın içinin incelenmesi )
Histerosalpingografi ( Vajinal yoldan rahim ağzının içine ince bir tüp vasıtasıyla ilaç verilmesi ve bu ilacın da tüplerden geçip karın boşluğuna yayılması ile görüntü elde edilmesi, diğer adıyla ilaçlı film tekniği ) yöntemlerinden faydalanılır.
Miyom vakaları incelendiğinde genel olarak miyomlar ile östrojen hormonu arasında doğru orantı olduğu gözlemlenmiştir. Buna bağlı olarak küçük boyutlardaki miyomların kadınlık hormonunun azalması ve menopoza girilmesi durumunda küçüldüğü ya da kaybolduğu görülmüştür. Bu nedenle rahatsızlık vermeyen miyomların tedavisinde bekle gör yönteminin uygulanmasının uygun olacağı ve doktor kontrolünde olmak kaydı ile herhangi bir cerrahi müdahale yapılmadan vücutta kalmasının sorun oluşturmayacağı fikrine varılmıştır. Ancak bu durum daha büyük boyutlardaki miyomlar için geçerli değildir. Doktorun insiyatifi ile belirlediği uygun metotla bu tür miyomların tedavisi yapılmalıdır.